FilikciLaw & Partners
Sözleşme

Sözleşmeye Aykırılık: Karşı Taraf Yükümlülüğünü Yerine Getirmezse Haklarınız

Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır, hukuki danışmanlık yerine geçmez.

Bir sözleşmede karşı tarafın edimini yerine getirmemesi, ticari ve günlük hayatta sık yaşanan bir sorundur. Türk Borçlar Kanunu (TBK), bu durumda alacaklıya bir dizi hak tanır. Bu yazıda, sözleşmeye aykırılığın sonuçlarını ve doğru adımları genel hatlarıyla açıklıyoruz.

Sözleşmeye aykırılığın temel hâlleri

Borca aykırılık başlıca şu biçimlerde ortaya çıkar:

  • Borçlu temerrüdü: Borcun zamanında ifa edilmemesi (gecikme).
  • Gereği gibi ifa etmeme (kötü/eksik/ayıplı ifa): İfanın yapılması ama sözleşmeye uygun olmaması.
  • İfa imkânsızlığı: Edimin yerine getirilmesinin imkânsız hâle gelmesi (TBK m. 136 vd.).

Genel kural olarak TBK m. 112 uyarınca, borcunu gereği gibi ifa etmeyen borçlu doğan zarardan sorumlu olur (kusursuzluğunu ispat etmedikçe kusurlu sayılır).

Borçlu ne zaman temerrüde düşer? İhtarın rolü

Borçlunun temerrüde düşmesi için kural olarak iki koşul gerekir: borcun muaccel (vadesinin gelmiş) olması ve alacaklının ihtarı. Vade belirli bir güne bağlanmışsa ayrıca ihtara gerek yoktur (TBK m. 117).

Ticari hayatta önemli bir ayrıntı: tacirler arasında karşı tarafı temerrüde düşürmeye yönelik ihtarların, kural olarak noter aracılığıyla yapılması gerekir (TTK m. 18/3). Bu nedenle ihtarname hem usulî bir gereklilik hem de ileride güçlü bir delildir.

Alacaklının seçimlik hakları

Karşılıklı (iki tarafa borç yükleyen) bir sözleşmede borçlu temerrüde düşerse, alacaklı önce uygun bir süre verir (ya da süre gerektirmeyen hâller varsa doğrudan) ve ardından TBK m. 125 uyarınca şu üç haktan birini seçer:

  1. Aynen ifa + gecikme tazminatı: Borcun yerine getirilmesini ve gecikmeden doğan zararın giderilmesini istemek.
  2. İfa yerine tazminat (olumlu/müspet zarar): İfadan vazgeçip, sözleşme yerine getirilseydi içinde bulunacağı durumun karşılığını istemek.
  3. Sözleşmeden dönme + olumsuz/menfi zarar tazminatı: Sözleşmeyi geçmişe etkili sona erdirmek, karşılıklı edimleri iade etmek ve sözleşmeye güvenerek uğranan zararın giderilmesini istemek.

Hangi hakkın daha avantajlı olduğu, olumlu ve olumsuz zararın büyüklüğüne göre değişir; bu nedenle zararın doğru hesaplanması önemlidir. Para borçlarında ayrıca, kusur ve zarar ispatı aranmaksızın temerrüt faizi istenebilir (TBK m. 120).

Not: Sürekli edimli sözleşmelerde (kira, hizmet gibi), geçmişe etkili dönme yerine ileriye etkili fesih ve zarar tazmini söz konusu olur.

Cezai şart ve özel hükümler

Sözleşmede cezai şart kararlaştırılmışsa, alacaklı kural olarak zararını ispat etmeksizin bu tutarı talep edebilir. Ayrıca satış, kira ve eser gibi sözleşmelerde ayıplı ifaya ilişkin özel hükümler (bedel indirimi, onarım, ayıpsız misliyle değişim, dönme gibi) ayrıca uygulanır.

Pratik öneri

Sözleşmeye aykırılıkta atılacak ilk adımlar — ihtarname göndermek, uygun süre vermek, delilleri ve yazışmaları korumak, hangi seçimlik hakkın kullanılacağına doğru karar vermek — sonraki sürecin kaderini belirler. Acele ya da hatalı bir adım hak kaybına yol açabilir. Her sözleşme ve ihlal kendine özgü olduğundan, harekete geçmeden önce sözleşmenin bir hukukçu tarafından değerlendirilmesi faydalıdır.